İçeriğe geç

Kasım 2026

Tek isim. Tek dünya. Her bakış açısı.

Sinema

Türkiye'de sinema salonuna kaç kişi gidiyor?

TÜİK'e göre 2025'te salonlara 27,7 milyon kişi gitti; 2019'un yarısından az. Düşüşün nedenleri ve dünyadaki tablo.

WyvOne Editör ·

Türkiye'de sinema salonuna kaç kişi gidiyor?

2019'da Türkiye'de sinema salonlarına 56 milyon 479 bin kişi gitti. 2025'te bu sayı 27 milyon 657 bin oldu. Yani altı yılda seyirci yarıdan fazla azaldı. Rakamlar TÜİK'in Haziran 2026'da yayımladığı Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri bülteninden.

Bu yüzden “sinema salonu hâlâ vazgeçilmez mi?” sorusuna dürüst cevap, “eskisi kadar değil”. Ama tablo tek yönlü de değil. Bugün, 6 Kasım 2026'da elimizdeki verilere bakalım.

Temsilî görsel.

Rakamlar ne diyor?

TÜİK'e göre 2025'te sinema seyircisi bir önceki yıla göre yüzde 15 azaldı. Yerli filmlerin seyircisi 15 milyon 96 bin kişiyle yüzde 18,3, yabancı filmlerin seyircisi 12 milyon 561 bin kişiyle yüzde 10,7 geriledi. Yerli filmlerin toplam seyirci içindeki payı bu rakamlardan hesaplanınca yaklaşık yüzde 54,6 çıkıyor. 2019'da bu pay yüzde 57,2'ydi. Düşüş yerli filmlerde daha sert yaşansa da onlar hâlâ salonların çoğunluğunu dolduruyor.

Yıl içinde 771 film gösterildi, bunların 417'si ilk kez vizyona girdi (159 yerli, 258 yabancı). Ülkede 2 bin 161 salon ve 253 bin 364 koltuk var.

2025'in ilk yarısına bakan Hürriyet Daily News'e göre (6 Ağustos 2025) bilet satışları 15,44 milyonla son on yılın en düşüğüne indi ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28,2 azaldı. Aynı haberde gişe hasılatının yaklaşık yüzde 7 arttığı yazılıyor. Seyirci azalırken hasılat artıyorsa bunun bir açıklaması var: bilet fiyatları. Haber, enflasyondan arındırılmış bilet fiyatlarının rekor seviyede olduğunu da belirtiyor.

Rakamları okurken iki uyarı gerekiyor. Birincisi, satılan bilet sayısı ile sinemaya giden kişi sayısı aynı şey değil; aynı kişi birden çok bilet alabilir, bu yüzden gerçek seyirci sayısı bilet sayısından küçük olabilir. İkincisi, 2019 ve 2025 rakamları TÜİK'in iki ayrı bülteninden geliyor. İkisinin hesaplama yöntemini karşılaştırmadım, bu yüzden aradaki yarıya yakın düşüş kaba bir kıyas olarak okunmalı.

Neden gitmiyoruz?

Aynı haberde konuşan sinema yazarları ve yapımcı birkaç neden sayıyor. Eleştirmen Ali Ulvi Uyanık, pandemiden sonra izleme alışkanlıklarının dijital platformlara kaydığını söylüyor. Yapımcı Muzaffer Yıldırım asıl sorunun içerik olduğunu, büyük isimlerin yer aldığı, kaçırılmak istenmeyen filmler çıkmazsa seyircinin dönmeyeceğini savunuyor. Eleştirmen Uğur Vardan ise ekonomik baskıya dikkat çekiyor: sinema, aile için pahalı bir çıkış hâline geldi, platformlar da salona gitme gereksinimini azalttı.

Bunlar kişilerin yorumu; ölçülmüş bir neden değil. Ama üçü de aynı yere varıyor: fiyat, alışkanlık ve filmin kendisi.

2025'in ilk yarısında en çok bilet satan filmler arasında çocuklara yönelik yapımlar vardı: Rafadan Tayfa: Kapadokya, Minecraft ve Sonic. Haber, listenin başında yetişkinlere yönelik ana akım filmlerin değil çocuk filmlerinin yer aldığını not ediyor.

Dünyada durum

Dünya genelinde tablo farklı bir yerde duruyor. Gower Street Analytics'in 6 Ocak 2026'da yayımladığı yıl sonu verisine göre 2025'te dünya gişesi yaklaşık 33,55 milyar dolara ulaştı. Bu, 2024'ün üstünde: cari dolar kuruyla yüzde 6, tarihî kurlarla yüzde 12 artış. Yine de 2019'daki 42,3 milyar dolarlık rekorun hayli altında; 2017-2019 ortalamasının yaklaşık yüzde 16 gerisinde. Yani dünya gişesi toparlanıyor ama pandemi öncesine dönmüş değil. Aynı yazıya göre 2025'in Aralık ayı, 3,5 milyar dolarlık hasılatla 2019'dan bu yana en yüksek hasılatlı Aralık oldu. Yıl, 2023'ün yalnızca yüzde 1 gerisinde kapandı ve 2019'dan sonraki ikinci en yüksek yıl sayıldı.

Bu toparlanmanın bir kısmı bilet fiyatlarından geliyor. Sektör analizlerini aktaran bir yazıda, gelirin yükselmesinde seyirciden çok fiyatın rol oynadığı, özellikle büyük ekran formatlarının bunu taşıdığı belirtiliyor. Türkiye'de de aynı örüntü görülüyor: kişi sayısı azalırken hasılat korunuyor.

Salon vazgeçilmez mi?

Verilere göre değil. 2019'a göre salona giden kişi sayısı yarıdan fazla azaldı ve bu azalma son yılda da sürdü. Ama 27 milyon kişi hâlâ bilet aldı ve yerli film hâlâ seyircinin yarısından fazlasını çekiyor. Salon, vazgeçilmez olmaktan çok seçici bir yer hâline gelmiş durumda: insanlar fiyatı ve filmi tarttıktan sonra gidiyor.

Kaynaklar