İçeriğe geç

Kasım 2026

Tek isim. Tek dünya. Her bakış açısı.

Röportaj

Tasarımcılar atölyelerini nasıl anlatıyor?

Biz söyleşi yapmadık: İstanbul, New York ve Londra'dan tasarımcıların başka yayınlarda anlattıklarını, kaynaklarıyla derledik.

WyvOne Editör ·

Moda atölyesinde kumaş kesen bir tasarımcı

Bu bir derleme. WyvOne olarak bu tasarımcılarla söyleşi yapmadık. Aşağıdakiler, başka yayınlarda daha önce çıkmış söyleşi ve profillerden, kaynakları gösterilerek özetlendi. Sözleri kendi cümlelerimizle aktardık; yalnızca bir cümle tırnak içinde, çevirisiyle.

İstanbul: küçük ekip, uzun bağ

Serli Keçoğlu, Daily Sabah'tan Idil Demirel'in 16 Haziran 2025 tarihli profilinde anlatılıyor. Keçoğlu'nun kurduğu Closh'ta her parça elle çizilmiş bir eskizle başlıyor ve tasarımcı bir tasarımı, istediği hale gelene kadar yavaş yavaş inceltiyor. Ekip küçük ve birbirine yakın; annesi ve teyzesi de bu ekipte. Ailenin kuşaklardır dikişle uğraştığı, atölyedeki ustaların markayla uzun süre kaldığı, bunun ortak değerlerden ve karşılıklı saygıdan geldiği yazıda aktarılıyor. Pandemide Atiye Street'teki butik kapanmış, atölye hem çalışma hem satış yapılan bir mekâna dönüşmüş; bugün marka Abdi İpekçi Caddesi'ndeki bir showroom'dan çalışıyor.

Temsilî görsel.

Aynı gazetede Demirel'in 24 Haziran 2025 tarihli Mehmet Korkmaz profilinde ölçek çok farklı. Korkmaz ilk atölyesini yirmili yaşlarının başında kendi adıyla açmış, kazancını markaya yatırmış. Ergenliğinde atölyedeki her işi yapıp usta seviyesine gelmiş. Ekibinin 40 kişiden fazla olduğunu söylüyor; kumaş seçiminden eskize, el işçiliğinden son üretime kadar sürecin içinde. Marka Orta Doğu'ya gönderim yapıyor, özel sipariş alıyor ve koleksiyonlarını Dubai'de de sunuyor.

Gökay Gündoğdu'yla yapılan, Demirel'in 25 Mayıs 2026 tarihli söyleşi İstanbul'daki showroomunda gerçekleşmiş. Gündoğdu'nun anlattığına göre kadın emeğini ve üretimdeki rolünü görünür kılmak onun için hep önemli olmuş. Yazı atölyesinin işleyişi hakkında ayrıntı vermiyor.

Biraz daha eski bir kaynak olan Hypebeast'in Eric Brain imzalı Ekim 2021 tarihli yazısında KARMA by IMA'nın tasarımcıları, İstanbul'da çok sayıda tasarımcı ve tekstil çalışanı bulunduğunu, moda izleyicisinin tek bir markaya bağlanmadığını ve kendilerine yer açmanın zor olduğunu söylüyor. Senem Kula ise atığı atık saymayan bir yaklaşımla, diğer koleksiyonların kesim artıklarından sıfır atık bir koleksiyon yapmış.

New York: kira, kumaş, yayın

CULTURED'ın 4 Eylül 2026 tarihli, Sam Cummins imzalı yazısı üç bağımsız New York tasarımcısıyla konuşuyor.

  • Jacques Agbobly, Brooklyn'deki stüdyosunun kirasının aylık yaklaşık 3 bin dolar olduğunu söylüyor. İşçilik, malzeme ve üretimi yapan insanlar için kısmamaya çalıştığını, fiyatı maliyetten yola çıkarak belirlediğini anlatıyor. Yeni tasarımcılara bir iş ortağı bulmalarını öneriyor.
  • Gabe Gordon, eşi Timothy Gibbons'la birlikte tasarım yapıyor. Triko parçalar Brooklyn'de elde boyanıyor ve elde dokunuyor. Gordon, daha iyi iplik ve daha iyi fabrikaya her zaman para harcayacağını söylüyor; podyum parçalarında iplikleri ve malzemeleri yeniden kullanarak bir sezonun bir kısmını diğerine taşıyorlar. Tavsiyesi: sürecin her şeyini belgelemek.
  • Connor McKnight, stüdyosunu Brooklyn'deki evinde kuruyor ve kirası aylık 3.500 dolar. Mağazalarda satmak ve en azından zarar etmemek için maliyetin üzerine eklenen çarpanı da hesaba kattığını anlatıyor; ona göre çoğu şirket her kademede 2,5 ile çarpıyor, bu oran değişebiliyor. Markayı yatırımcı, kredi, aile, sponsorluk ve büyük şirketlere yaptığı serbest işlerle finanse ettiğini söylüyor.

Londra: kendin yap, sonra ekip kur

Hypebae'nin Sylvia Shoshan imzalı 24 Şubat 2026 tarihli yazısında dört Londralı tasarımcı konuşuyor. AGRO STUDIO'dan George ve Angus, dış yatırım almadan başladıklarını, parçaların hepsini kendi ellerinin yaptığını ve başka işlerden kazandıkları parayı malzemeye ve ekipmana yatırdıklarını anlatıyor; ilk müşterileri sahne sanatçıları ve özel müşteriler olmuş.

Masha Popova koleksiyonunu üretmek için Ukrayna'ya taşınıp orada stüdyo kurmuş; dijital sunumdan sonraki bir hafta içinde Ssense ve H. Lorenzo gibi mağazalar koleksiyonu almak için ona ulaşmış. Popova'ya göre yalnız başına yapmak neredeyse imkânsız: ‘Bir topluluğa ve bir ekibe ihtiyacın var; tek başına yapmak neredeyse imkânsız.’ (Çeviri bize ait.) Pauline Dujancourt ise giysilerini koleksiyonda çalışan kadınların adlarıyla adlandırıyor ve artık bir stüdyo stajyeri var. Clara Chu, bir aksesuar ödülünden aldığı 10 bin sterlinle markasını kurduğunu söylüyor.

Ortak nokta

Anlatımlar farklı ölçeklerde: 40 kişilik bir ekip de, bir ev stüdyosu da, iki kişilik bir kolektif de var. Hepsinde tekrarlanan şey ise üç kalem: iş yapan insanlar, kumaş ve ipliğe ayrılan para, ve atölye kirası gibi sabit giderler. Bu yayınların hiçbiri atölyelerini tek bir kalıba sokmuyor.

Kaynaklar

Temsilî kapak görseli: Sou Jest, Unsplash.